Yapılan büyük indirimlere, verilen o kadar promosyonlara rağmen tekstil ve moda sektörü kriz döneminde büyük kayıplar veri. Peki ya güzellik ve kozmetik sektörü ne durumda? Öyleki krizin adı dahi telaffuz edilse insanlar ilk önce lüks tüketimlerinden vazgeçer. peki kozmetik ürünler kadınlar için bir lüksmüdür? pahalı anti-aging kremler, pahalı parfümler krizden nasibini almışmıdır? 2001 yılındaki krizden sonra araştırmalar gösteriyor ki kadınlar ev eşyası, tatil giderleri gibi harcamalardan vazgeçmesine rağmen rujundan, rimelinden, farından, boyasından asla vazgeçmiyor.
Acaba 2008 global krizinde kadınların davranışları ne yönde oldu? İşte bu sorunun cevabı dünya genelinde binlerce mağazası olan Sephora'dan alalım:
Sephora markasının yüzlerce ürününün satış rakamları büyüme yönünü gösteriyor. Bu da insanların krizde dahi gençlik ve güzellik arzularını yitirmediği anlamına geliyor. Zor ekonomik şartlar bile L'Oreal firmasını 2008 yılında %3,1 büyütmüş. L'Oreal gurubunun pazarlama müdürü olan Sinem hanım markanın krizden etkilenmemesini güzelliklerinden ödün vermemesine bağlıyor. Buna rağmen kaliteden ödün vermeden kendilerinin de gerekli tedbirleri aldığını ve ürünlerinde indirime gittiklerini hatırlatıyor. Türk kadınlarının kozmetik harcamalarının azaldığına dikkat çeken Sinem hanım, harcamaların 2009 yılından itibaren hızlıca artacağının ve insanların eski alışkanlıklarına döneceğinin sinyallerini verdi.
Kozmetik pazarındaki bazı ürünler diğer ürünlere nazaran kriz döneminde patlamış durumda. Biz bunlara "kriz ürünleri" diyoruz. mesela krizde insanlar kuaförlere daha az gitmeye başlar ve evde uygulama devri başlar. Ev tipi saç boyaları, tek kullanımlık ağdalar gibi ürünlerin satışları kriz döneminde büyük oranda büyüme eğilimindedir.
0 yorum:
Yorum Gönder